![]() |
![]() |
|
#1
|
|||
|
|||
![]()
Yüzyılımızın sonlarına yaklaşırken günümüz teknolojisi akıl almaz boyutlara ulaştı. Her ne kadar gün 24 saat ise de; vakit artık eski vakit değil, korkunç bir hızla ilerliyor. İnsanlar da bu zamana ayak uydurmak için, sayısız ulaşım ve iletişim aracı kullanıyorlar.
En zeki olanlarımızın bile, bu hıza ayak uydurmak için, ne denli zorlandığını, nasıl strese girdiğini biliyoruz. Bu gövde bu yükü kaldırmıyor artık. O halde; sebep içimizdeki hazineye yönelip, ondan yararlanmayı düşünmüyoru2. Niçin bilinç altımızın kapısını çalmıyoruz. İnsan yapısındaki güçler birer tohum halindedirler ve onlarda harika erkler gizlidir. Bu psişik güçlere işlerlik kazandırmak için, "Düşünmeyi ve İstemeyi" bilmek gerekir. Bu düşünme, bildiğimiz düşünme tarzı değildir. "Hiç düşünmediğiniz zaman, düşünce enerjisini daha iyi kullanırsınız" sözü üzerinde durmak gerekir. Bu konuma soluk tekniğini uygulayarak geleceğiz. Nefes almak; bizim en lüzumlu hareketlerimizden biridir. Her gün yaklaşık 22 bin kez soluk alıp veririz. Aldığımız her solukta; beynimizin çalışması için lüzumlu olan oksijen ve gazlar vardır. Fakat, bizim soluk alma tarzımız, havayı kullanmanın en kaba yoludur. Bu teknik onun için çok önem taşır. Çalışma düzenini şöyle sıralayabiliriz: . 1 - Soluk alma tekniğinin öğretilmesi 2 - Değişik solunum şekilleri * Diyafram nefesi * Kaburga nefesi * Göğüs nefesi * Tam soluk (Bu çalışma belirli sürelerde uygulanacaktır. Büyük ruhsal solunum (Kozmik enerjiyi belirten bu solunum çalışmasına, belli alıştırmaların uygulanmasından sonra başlanacaktır. NEFES ALIP VERME SANATI Hintli Yogilerin "Prana" ya da "Mistik Teneffüs" dedikleri bu soluk biçimi, yaşamsal bir güç olarak tanımlanıyor. Yogilere göre; PRANA madde ötesi bir enerji olması nedeniyle, kolay bir oksijen almanın başaramayacağı şeyleri yaparak, bedeni ve beyni beslemektedir. Kuşkusuz soluk tekniğinin ve bu uygulamadaki gövde durumunun çok değişik şekilleri vardır. Ancak burada önemli olan; şekilden öte, kişinin amacına ulaşmak için göstereceği ciddiyet ve irade gücüdür. OKSİJENİN ÖNEMİ Oksijen bedenin yakıtıdır; yiyecek ve içecek kadar önem taşır. Normal düzeyde oksijen alınmadığı takdirde. kan tarafından özümsenmiş olan besinlerin yakılması mümkün olmaz, bunun sonucu olarak da toksin birikimine yol açılmış olur. Bu artık, kalıntı tortuların atılması gereklidir. Soluk tekniğini bilip uygulamak bunun için önemlidir. Nefes çalışmalarında asla çaba harcamayacaksınız. Nefesinizi tutarak kendinizi tıknefes ediyor. zorluyorsanız; bu ritminizin müsait olmadığının işaretidir. Soluk alırken her iki burun deliğini de kullanınız. Bir çok kişinin burun deliklerinden biri az çok tıkalıdır. Bu hal, kişide yorgunluk ve sinirlilik oluşturduğu gibi. umumi bir halsizliğe de sebep olur. Böyle bir durumda, tıkalı burun deliğinin öbür tarafına yatarak bunu giderebilirsiniz. Burundan soluk almak, hem bedeni korur, hem de zihni uyarır. Biliyorsunuz ki. soluk almanın üç aşaması vardır. 1. Havanın girişi (nefes alma) 2. Havanın tutulması (nefes tutma) 3. Havanın boşaltılması (nefes verme) Hemen herkes ciğerlerinin iç kısmının bir sünger gibi göz göz olduğunu bilir. Bunlar üzüm salkımı gibi torbalar halindedir. Ciğerlerimizi hava ile doldurunca, havadaki oksijen buradaki damarlardan kana geçer, kanın getirdiği kullanılmış gazları da (karbondioksit) ondan kalan boşluklara bırakır. Bu kullanılmış gazların ciğerlerden tamamen atılıp temizlenmesi için, havayı içimize çektiğimiz zamanın . iki katı kadar da soluk verme zamanına gereksinimimiz vardır. Mümkün olduğunca çok havayı dışarı atmak için, ciğerleri sıkıştırmak gerekir. Eğer tam bir soluk vermeyle ciğerleri boşaltamayacak olursak. Hem tam bir soluk alma mümkün olmaz, hem de içeride, torbada kalan kullanılmış gazlar (karbondioksit) içeri çekilen pak havayı kirletir ve alınan pak havadan yeterince yararlanılamaz. Ayrıca, pis hava ciğerlerdeki mikropların toplanmalarına ve özellikle tüberküloz basilleri tarafından enfekte edilmesine imkan verir. UYGULAMA VE ORANLAR Nefes almak için "bir", soluk vermek için "iki" vakit oranını koruyacağız. Örneğin 54 saniye soluk alıyorsak. soluk vermek "8" saniye sürecektir. Nefes tutma süresi soluk almanın (4) katı. veya vermenin (2) katıdır. Ancak, başlangıçta bu oranı uygulamak hatalı olur. Soluk tutma uygulamalarına geçtiğimiz zaman. soluk almanın iki katı yeterli olacaktır. Bunu saniyelerle belirtmek istersek: Nefes alma: (4) saniye Nefes tutmak: (8) saniye Nefes vermek: (8) saniyedir. Önce burundan soluk almayı öğreneceğiz. Bu yüzden ilk alıştırmalarda soluk tutma işlemi uygulanmayacaktır. Kısa bir alıştırma sonrasında bir iki saniyelik soluk tutma alıştırması uygulanabilir. BİRINCİ AŞAMA Önce (4) saniyelik derin bir nefes alın, (2) saniye tutun, (8) saniyede verin. Bunu (20) kez tekrarlayın. Sağ burun deliğinizi baş parmağınızla kapatın ve sol burun deliğinizle soluk alırken, içinizde (om bir), (om iki) sayın. "Om bir" sözcüğü bir saniye için iyi bir ölçüdür. Siz isterseniz başka sözcükler de kullanabilirsiniz. Sonra ayni şekilde Om bir'den altıya kadar sayarken nefesinizi boşaltın. Bu çalışmalarda çabuk etmeyin, kendinizi sıkmayın ve yormayın. Eğer zorlanırsanız, sayıyı düşürebilirsiniz. İlk başlarda sizin için en müsait olanı (3) içeri, (6) dışarı şeklinde olabilir. Bütün bunlar konuyu ve amacını açıklamak içindir. Siz kendinize en müsait gelen zamanı saptarsanız daha iyi sonuçlar alırsınız. Dikkat edilirse, buraya kadar "nefes tutma" üzerinde çok durmak istemedik. Bunun nedeni de, yapılan çalışmalarda burun deliklerinin iyi nefes almaya alıştırılması içindi. Bazı kimseler tek burun deliğinden veya yalnız ağızlarından soluk alırlar. Bu alıştırmalar bunu düzeltmek içindir. Normal olarak bu çalışma iki hafta devam etmelidir. Bu çalışmalar için en kısa süre budur. İki burun deliğinizin de en iyi çalışma durumuna gelmesine çaba gösterin. İKİNCİ AŞAMA Bu çalışmada bir burun deliğiyle alıp, ötekiyle verme alıştırmaları uygulanacaktır Bu da (20) kez tekrar edilecektir. Günde (20) kez uyguladığımız bu alıştırma bir hafta sürecektir. Daha sonra, ("üç" içeri "altı" soluk tutma "altı" dışarı) şeklinde ciğerlerde soluk tutulmuş olacaktır. Bu çalışma günde (20) kez tekrar edilmelidir. Uygulama süremiz 2 aydır. Bu süre sonunda, sağlığımızın çok iyi duruma geldiğini göreceksiniz. Görüşlerinizde bir berraklık oluşacak, vücudunuzun ayaklarınızın üzerinde adeta hafiflediğini hissedeceksiniz. Bu sizin soluk alma yönteminizde eğitim devresidir. ÜÇÜNCÜ AŞAMA Sol burun deliğiyle havayı ciğerlerimize (4) om süresi çekecek, (8) om süresi tutacak ve sağ burun deliğinden (8) omluk vakit süresinde bırakacaksınız. Bu uygulama günde (20) kez tekrarlanacaktır. Buna sabrımız elverdiğince altı ay, bir yıl gibi bir süre devam edebilirsiniz. Zaten ondan sonra soluk alma tarzınız tümüyle değişmiş olacaktır. Bu süreyi tamamlayanlar için yeni yöntem aşağıdaki gibi olmalıdır: Nefes almak: (4) saniye Nefes tutmak: (16) Saniye Nefes vermek: (8) saniye DİGER NEFES ÇEŞİTLERİ Bu çalışmalarda dilinizi üst damağa değdirerek soluk alınız. Bu şekilde burun kanatlarından değil, burun kökünden soluk almış olursunuz. Soluk alışlarınızda bu yöntemi uygulayınız. 1. Diyafram nefesi: Önce soluk alarak diyafram bölgenizi doldurunuz (ciğerlerinizin alt kısmı). Nefesinizi tutunuz, daha sonra burnunuzdan boşaltınız. 2. Kaburga nefesi: Bu kere kaburgalarınızın alt ve yanlarını doldurunuz, nefesinizi tutunuz ve sonra burnunuzdan boşaltınız. 3. Göğüs nefesi: Nefes alarak, bu kez de göğüs kısmınızı doldurunuz, nefesinizi tutunuz ve burnunuzdan boşaltınız. Nefes aldığınızda, tutma süresi içinde enerjinin tüm organlarınızı yıkadığını düşününüz ve hissediniz. Bu üç aşamalı soluk uygulaması sonunda; soluk tutma süresince diyafram, kaburga ve göğüs bölgelerinizi kullanarak uygulama yapınız. Yani soluk alın. Enerjinin önce diyaframa, sonra kaburgaya, daha sonra da göğüs bölgenize geldiğini hissederek nefesinizi boşaltın. Soluk alıp vermek; farkına varılmadan, otomatik yapılan bir harekettir. Otomatizmayı terk edeceğiz. Soluk alışlarımız bilinçli olacak. NASIL NEFES ALINIR Yöntem (1): Vücut dik, karşıya bakarak rahat bir şekilde, göğsünüzü kabartmadan, omuzları kaldırmadan, karın alt kısmını şişirerek derin ve uzun bir soluk alın. Yöntem (2): Karın şişmeden, göğüsleri şişirerek soluk alın. Bu çalışmada karnın değil, göğsün şişmesine dikkat edilecek. Bu değişik yöntem ve alıştırmalar; soluk çalışmalarında bedeninizi bilinçli ve iradeniz yönünde kullanabilmeniz içindir. Adalelerinizi gevşetip, gözlerinizi kapadıktan sonra, derin derin, çabuk etmeden ve güç harcamadan soluk alın. Önce akciğerlerinizin alt kısmını, sonra yanları, en son olarak da üst kısmını gevşetin. Aynı zamanda zihnen şu telkinleri tekrar edin: "Tamamen rahat ve sakinim". Ve içeri çekilen havayı, karın bölgesini biraz gererek, havayı ciğerlerinizde tuttuktan sonra dışarıya verirken; "hızla gevşiyorum" deyiniz. Telkin çok önemlidir. "İstiyorum ve yapabilirim" sözünü içten tekrar ediniz. Nefes alırken: Yaşam gücü ve etkisi yüksek bir enerji aldığınızı, kendinize güvendiğinizi düşünün. Nefes verirken: Tüm olumsuzlukları, engelleri dışarı attığınızı düşünün. Buraya kadar sözünü ettiğimiz soluk alma; burunla yapılan soluk almadır. Soluk almanın büyük bir kısmını ağız yoluyla yapıyorsanız; yeteri kadar Evrensel (Kozmik) enerji alamadığınız için. akışkan bedeninizin (fizik bedeni besleyen enerji beden) amper sayısı düşmektedir. Genellikle burundan soluk alınmadığı için, ciğer kapasitesinin onda biri oranında hava alınmış olur. Burundan soluk almaya kendimizi alıştırmamız şarttır. NEFES TEKNİGİ VE BEDENE ETKİSİ Oksijen eksikliğinin etkisi, çok alkol almanın getirdiği duruma benzer. Bu durumda düşünme yeteneği ve zeka son radde azalmakta, gövde de gücünü yitirmektedir. Bugün, milyonlarca insan uykusuzluk çekmekte, ne yazık ki sebepleri yanlış yerlerde aranmaktadır. Kendinizi bedenen ve zihnen geliştirmek, kusursuz duruma getirmek istiyorsanız, önce düzenli ve doğru soluk almayı öğrenmelisiniz. Soluk almak, düzenli bir şekilde hava çekmek ve boşaltmaktır. Kanımızın bronşlardan geçtikten sonra, bedene büyük bir enerji sağlayabilmesi için, bize yaşam gücü veren bir enerji banyosunda temizlenmiş olması gerekir ki, bu enerji aynı zamanda beyne de canlılık versin. Dinamik bir soluk alışverişi, günlük yararı dışında, rahat bir uyku ve kudretli bir enerji sağlayacaktır. NEFES ALIP VERME MEKANİZMASI Nefes alıp vermenin iki amacı vardır: * Soluk alma yoluyla kan dolaşımına muntazam oksijen sağlamak * Soluk vermek yoluyla karbondioksit tortusundan kanı temizlemek Oksijen. burun yollarından, gırtlaktan, ses tellerinden, soluk borusu ve bronşların bulunduğu hançereden bedene girer. Burun yollan. atmosferde uçuşan toz zerreciklerinin geçişini durdurarak, daha girişte havayı fıltre fiyat ve burun yollarındaki sümük dokular, yalnız tozları tutmakla kalmayıp, aynı zamanda mikropları da öldüren mü küs adında bir madde çıkarırlar. Böylece filtre edilmiş ve normal bir ısıyı almış olan hava, doğruca iki ciğere giden bronşlara girer. Bronşlar, etrafındaki kıl gibi kan damarlarından oluşan bir ağın bulunduğu hücrelere dağılır. Kan, taze oksijeni bu damarlardan emer ve karbondioksiti tekrar buradan atar. Taze oksijenlenmiş kan, doğruca ciğerlerden kalbe gider. Kalp, sonunda bu kanı atmak üzere ciğerlere ve bedenin diğer kısımlarına gönderir. Soluk alırken, ciğerler oksijeni emmeye müsait bir şekilde genişler, soluk çıkarırken de kasılırlar. Akciğerdeki küçük hücreler taze havayı alır fakat, pis havayı atmak için, göğüs kafesimiz bu hücreler üzerinde yeterli baskıyı yapamaz. Özellikle ileri yaşlarda ciğerler ve göğüs kafesi esnekliklerini kaybederler. Derin soluk o kadar gereklidir ki; doğa, sizi esnetmek ya da size derin iç çektirmek yoluyla, isteseniz de istemeseniz de sizi derin soluk almaya zorunlu eder. |