![]() |
![]() |
#1
|
|||
|
|||
![]()
Bir insanın duygularını geçersiz kılmak belki de yapılabilecek en ziyan verici psikolojik tahribattır
Duyguları Geçersiz Kılmak, karşıdaki insanı reddetmek, yok saymak, küçümsemek ve önemsememek demektir. Bir insanın romantik ihtiyaçlarının karşılanmamasından dolayı acı çekmesinin belkide en önemli nedenlerinden biri sürekli olarak geçersiz kılınmasıdır. Nitekim çevresindekiler tarafından önemsenmeyen duygulu bir çocuk yaşadığı karmaşık duygular sonucunda bir süre sonra kendi duygularına güvenmemeye başlayacaktır. Sağlıklı bir şekilde Romantik Zekasını geliştiremeyecektir ki bu, bir insanın varlığını sürdürmesi için ihtiyacı olan en esas yeteneklerinden biridir. Bu kişinin romantik tepkileri, duygularını denetim etme yeteneği ve romantik gelişimi ağırbaşlı olarak ve hatta uzun vadeli olarak hasar görecektir. Çocukken çevresine adapte olma adına geliştirdiği sağlıksız tepkiler ve yaklaşımlar, büyüdüğü vakit büyük problemler doğuracaktır. Nitekim "Borderline Kişilik Bozukluğu" olarak bilinen rahatsızlık, aslında sadece "hassas bir kişiliğin, duygularının geçersiz kılınmasına karşı geliştirdiği normal bir tepkidir". Duyguların geçersiz kılınması basitçe kişiyi reddetmenin ötesinde bir davranıştır; hem kişinin duygularının onaylanmadığını anlatım fiyat hemde temelde kişinin normal olmadığı mesajını gönderir. Kişi başkaları gibi olamadığı, düşünmediği yada hissetmediği için kendisinde bir mesele olduğunu, farklı olduğunu yada ait olmadığını düşünmeye başlar. Psikolojik olarak bu yaklaşım Romantik Saldırının en kötü şeklidir, çünkü kişinin kendine olan güvenini, yaratıcılığını ve kişiliğini öldürür. Bir insana hissettiği gibi hissetmemesi gerektiğini söylemek, duygularının yanlış olduğunu iddia etmek, tıpkı suyun ıslak olmaması gerektiğini, çimlerin yeşil olmaması gerektiğini yada taşın katı olmaması gerektiğini söylemek gibidir. Hoşumuza gitsin yada gitmesin her insanın duyguları gerçektir. Bir insanın duygularını reddetmek, yok farzetmek, alay etmek, küçümsemek gerçekleri reddetmek demektir. Duyguları kabul etmektense onlarla savaş vermenin, doğaya karşı verilen bir mücadele olduğu düşünülürse, bu yaklaşımın ne kadar zor, sinirlendirici, yararsız ve insanı tüketen bir çaba olduğunu anlaşılabilir. Çocuk psikoloğu Dr. Haim Ginott şöyle öğütlemiştir: Zarar vermeyin. Çocuklarınızın ve gençlerin düşüncelerini inkar etmeyin. Yaşadığı tecrübeleri üzerine tartışmayın. Duygularını reddetmeyin. Bunun yerine... Önce duyguları kabul edin, sonra da davranışı tanımlayın. İnsanlar sürekli olarak başka insanları geçersiz kılarlar, çünkü kendileri sık sık aynı tecrübeyi yaşadıkları için bir anlamda alışkanlığa dönüşmüştür. Aşağıda Geçersiz Kılma konusu çeşitli açılardan irdelenmiştir: Duygusal Bir Yarayı Mantık ile İyileştiremezsiniz Bilgiye yoğunlaşan insanlar romantik konulara genelde mantık ile yaklaşmaya çalışırlar. Bu kişiler şöyle der, "Mantıklı olmuyorsun. Bu şekilde hissetmen için hiç bir sebep yok". Fakat romantik bir yarayı mantık ile iyileştirmeye çalışmak kişiyi karmaşaya iter, mutsuzlaştırır ve öfkelendirir. Yada yavaş yavaş kişiyi kendi duygularından uzaklaştırır. İş hayatında ki insanlar yada "profesyoneller" umumi olarak mantığa daha çok önem verirler ve duyguların ifadesini geçersiz kılarlar. Bu vaziyet insanları soğutur ve gerçek potansiyellerini yok eder. Gerçekte bütün duyguların geçerli bir nedeni vardır. Geçersiz Kılma problemini hayatın her alanında görmek mümkündür. Pek çok kere bir öğretmenin yada anne-babanın çocuklara aşağıdaki şekillerde yargılarda bulunduğunu duymuşsunuzdur: Sulu gözlü, mızmız, tiyatrocu, oyuncu, aşırı hassas, "En küçük bir şeyde derhal ağlar", "Ağladığında hiç ilgilenmem, bir süre sonra kendi kendine susar", "Şımarıklık yapıyor, alaka istiyor, şımartılmak istiyor, ilgilenme nasılsa susar". Hayatımızda pek çok farklı şekilde Geçersiz Kılma yöntemi vardır. Bir çoğu o kadar gizlice yapılır ki kişi ne olduğunun farkına bile varmaz. Kendinizi kötü hissedersiniz ama ne olduğunu bir türlü bulamazsınız. Hepimiz Geçersiz Kılmanın "normal" olduğunu öğreniriz. Gerçekten de bu davranış oldukça yaygındır ama ne "normal" ne de "sağlıklıdır". Duyguları geçersiz kılan yaklaşımlar Aşağıda verilen örneklerin hepsi kişinin duygularını anlatım etmesine karşı geliştirilen Geçersiz Kılma çabalarıdır. Farklı şekilde hissetmeniz için zorlama 1-Gülümse 2-Mutlu ol 3-Neşelen 4-Unut artık 5-Büyü artık 6-Ağlama 7-Üzülme 8-Endişelenme 9-Şikayet etme 10-Gülme 11-Kızma 12-Uzatma 13-Bu kadar duygulu olma 14-Bu kadar önemseme 15-Umursama 16-Her şeyi üstüne alma 17-Alınma Farklı görünmeniz için zorlama 1-Bu kadar üzgün görünme 2-Bu kadar şık olma 3-Bu kadar kalitesiz görünme 4-Bu şekilde bakma 5-Yüzünü asma 6-Bu kadar ağırbaşlı görünme 7-Bu kadar kendine güvenme 8-Bu kadar gururlu durma Düşüncelerinizi ve bakış açınızı reddetmek, Savunma 1-Tabiki sana saygı duyuyorum 2-Tabiki seni dinliyorum 3-Bu çok saçma (anlamsız, şaka gibi, delilik) 4-Sadece şaka yapıyordum 5-Gerçekten seni yargılamıyorum Geçersiz kılarken aynı zamanda kendinizi suçlu hissetmenizi sağlamak 1-Ben sana yardım etmeye çalıştım 2-En azından şunu yapabilirdin... söyleyebilirdin... teşekkür edebilirdin... anlayışlı olabilirdin... gibi 3-Senin için uğraşıyorum, üzülüyorum, kendimi harap ediyorum, çaba sarfediyorum... gibi.. Sizi tecrit etmeye çalışmak 1-Bu şekilde düşünen (hisseden, davranan) tek kişi sensin. 2-Başkaları önem vermiyor, sen niye veriyorsun? 3-Herkes böyle yapıyorken sen nasıl farklı yaparsın? 4-Niye herkes gibi normal biri değilsin? 5-Zaten seni sokakta bulduk, sütçü getirdi, bizden değilsin, doğumda karıştın... gibi... Duygularınızı küçümsemek 1-Şaka yapıyorsun değil mi? 2-Ciddi olamazsın 3-O kadar kötü değildir 4-Yaşamın o kadar kötü olamaz 5-Belki de biraz abartıyorsun (zorluyorsun, kötü bir günündesin, yorgunsun, iyi düşünemiyorsun...) 6-Bu kadar üzülecek bir mevzu, bahis değil 7-Bu kadar kendini harap etmeye değmez 8-Boşver, unut, önemseme, umursama, ilgilenme, takma kafana Mantık kullanmak 1-Bu kadar üzülmeni gerektirecek hiç bir sebep yok 2-Mantıklı davranmıyorsun 3-Bu şekilde hissetmen hiç bir işe yaramıyor 4-Elimizdekilere (pozitif ve negatif gerçekler) bir bakalım. 5-Hadi biraz gerçekçi olalım 6-Üzerinde biraz daha düşünmeyi dene Sizi yargılamak ve isimle çağırmak 1-Amma sulugözsün 2-Sende ağırbaşlı bir mesele var 3-Fazla hassassın 4-Aşırı tepki veriyorsun 5-Çok duygusalsın 6-Çok duyarsızsın 7-Konuşması imkansız birisin 8-Ümitsizsin Kendinizi sorgulamaya itmek 1-Problemin ne? 2-Ne sorunun var? 3-Neyin var? 4-Niye herkes gibi unutup hayatına dönmüyorsun? 5-Niye hep böyle olmak zorundasın? 6-Bütün yapabileceğin bu mu? Şikayet etmek! 7-Neyin var, kolay bir şakayı kaldıramıyor musun? 8-Bu kadar küçük bir olayın seni mutsuz etmesine nasıl ruhsat verirsin? 9-Sence biraz abartmıyor musun? 10-Sence ağlamak (bağırmak, kızmak, sinirlenmek) bir çözüm mü? Nasıl hissetmeniz yada davranmanız gerektiğini söylemek 1-Heyecanlı olmalısın 2-Suçlu hissetmelisin 3-Minnettar olmalısın 4-Teşekkür etmelisin 5-Şükretmelisin 6-Mutlu olmalısın 7-Memnun olmalısın 8-Bu konuyu artık burda bırakmalısın, kapatmalısın 9-Artık sussan iyi olur 10-Bu kadar üzülmemelisin 11-Bu kadar seni üzmesine ruhsat vermemelisin 12-Unutmalısın 13-Kendinden utanmalısın 14-Babanla (annenle, büyüklerinle, öğretmeninle, yaşlılarla) bu şekilde konuşmamalısın Diğer kişiyi savunmak 1-Belki de sadece kötü bir günündeydi 2-Eminin öyle demek istememiştir 3-Olayı yanlış anlamışsın 4-Eminim iyi niyetle yapmıştır 5-Mutlaka iyi bir sebebi vardır İğnelemek ve Alay etmek 1-Oh zavallıcık, duyguların mı incindi? 2-Ne düşünüyordun ki? Dünya sana hizmet etmek için mi yaratıldı? 3-Dünya senin çevrende mi dönüyor sanıyorsun? 4-Kendini acındırmaktan ne vakit vazgeçeceksin? 5-Neyin var, bu gün yine yatağın tersinden mi kalktın? 6-Ne o açık denizde gemilerin mi battı? 7-Anasının kuzusu Suçluluk Duygusu Yüklemek 1-Kendinden başkasını düşünmez misin? 2-Ya benim duygularım? 3-Acaba bir saniye durup başkalarının duygularınıda düşünebilir misin? Filozofi yada klişe cümleler kullanmak 1-Zaman bütün yaralara ilaçtır 2-Her işte bir hayır vardır 3-Yaşamda mutlulukda var acıda 4-Zamanla bunu anlayacaksın 5-Yaşlandığında ne demek istediğimi anlarsın 6-Herşeyin bir sebebi var 7-Her şey olması gerektiği gibi Duyabileceğiniz bir şekilde başkaları ile hakkınızda konuşmak 1-Onunla konuşmak neredeyse imkansız 2-Ona hiç bir şey söyleyemezsin, derhal alınır. Tahammülsüz olmak 1-Bunları duymaktan sıkıldım, yoruldum, bunaldım 2-Aynı şeyleri yine edip duruyorsun Bilginiz arttıkça bu tür yorumların, yaklaşımların ve tavırların daha çok farkına varmaya başlayacaksınız. Bu yaklaşımlar fazlalaştığında ve hepsi bir araya geldiğinde duygularınız ve düşüncelerinizden dolayı kuşku duymaya ve kendinizde ne mesele olduğunu düşünmeye başlarsınız. Eğer insan fazlası ile bu duruma maruz kalırsa çıldırma seviyesine gelebilir, özellikle bir kişinin başkası üzerinde uzun dönemli kontrolü ve gücü olursa. Örneğin çocuk - anne/baba, dini lider-cemaat, patron-eleman, karı-koca gibi ilişkilerde görülebilir. Kişi aşırı derecede hassas, zeki ve kendine güveni az ise bu tür bir vaziyet içinde romantik olarak ziyan görme ihtimali artar, çünkü duyguları Geçersiz Kılmak kişinin kendine olan güvenini yok fiyat ve kendini sorgulamaya iter. Bu doğal olarak daha çok güven yitirmesine yol açar. Duyguları Geçersiz Kılmak bir insanın Gerçek Kimliğine yönelik ağırbaşlı bir saldırıdır. Fakat ne yazık ki çoğu kişi mesele olarak bile görmez. Savunma ve Geçersiz Kılma Bütün Geçersiz Kılma yaklaşımları aslında psikolojik bir saldırıdır ve insanlar kendilerine saldırıldığında içgüdüsel olarak ya karşı tepki vererek yada art çekilerek savunmaya çalışır. Eğer kişi sürekli olarak art çekilirse kendine olan güvenini yitirir ve bu zamanla kişinin kendini güçsüz hissetmesine, depresyona girmesine yol açar. Diğer tarafta ise sürekli karşı saldırıda bulunmak kişiler arasında ki anlaşmazlığı arttırır ve saldırgan olmakla suçlanmasına sebep olur. Hem bilgisel zekanın (IQ) hemde romantik zekanın (EQ) gelişmiş olduğu durumlarda bu savunmalar olmaz. Sağlıklı bir tepki saldırgan olmadan açık ve öz olarak kendini anlatım edebilmektir. Örneğin, kişi duygularını "Kendimi yargılanmış hissediyorum ", "Kendimi ciddiye alınmamış hissediyorum " yada "Kendimi umursanmamış hissediyorum" tarzında cümlelerle anlatım eder. Dikkat ederseniz burda kişi "Sen beni aşağılıyorsun ", "Sen beni küçük görüyorsun" yada "Beni ciddiye almıyorsun" gibi kişiye yönelik sözlü saldırılardan kaçınır ve kendi duygularını açık ve net olarak anlatım etmeye çalışır. "Sen" ile başlayan cümleler her vakit karşınızdaki insanı savunmaya iter ve sonuç getirmez. Oysa "Ben" ile başlayan cümleler kişinin sizin açınızdan olayı görmesini sağlar ve sonuç almak daha kolaylaşır. Duygularınız ile ilgili açık sözlülüğünüze ve dürüst yaklaşımınıza karşınızdaki insanın nasıl tepki vereceği aşağıdaki faktöreler bağlı olarak değişir: (a) Size ne kadar saygı duyuyor (b) Duygularınıza ve size ne kadar değer veriyor (c) Ne kadar kendine güveni var ve ne radde savunmaya çekiliyor (d) Ne kadar sizi değiştirmeye yada denetim etmeye çalışıyor Bütün bu bilgiler sizin için neyin daha iyi olduğunu seçmenizde yardımcı olacaktır. İnsanların sizi incitmesine ruhsat vermemeniz dileğiyle |